28 Nisan 2016 Perşembe

İstifçiliğe Son, Minimalizmle Kendimize Yer Açalım


      Yıllarca dışarıda olmanın verdiği bir avantajla iki ev sahibiydim. Haliyle de iki eve ait bir çok kişisel eşyamın yanı sıra, kıyafetim, ıvır zıvırım mevcuttu. Gün geldi, kürkçü dükkanına dönüldü. İşte o zaman evler, odalar, duvarlar dar geldi. Hiçbir şekilde sığamıyorum. Bunda istifçi ruhumun ve atamıyor olmamın da etkisi büyük. Tamam eşya, kıyafet, obje atamıyorsun da be arkadaş, ilkokul defterlerine varana kadar saklanır mı?Hadi defter sakladın, not kağıtlarını niye tutuyorsun dedim ve bir bir attım. Bunu genelde taşınmalarımda sıklıkla yapıyordum ama uzun süredir bu evdeki odayı kurcalamayınca doluluğun sebebini çözdüm. Gereksiz kağıt, defter, gazete ne varsa arındım. Tabi yetti mi hayır. Allahtan eve dönmeden önce bavullara sığdıramadığım kıyafetlerimi ayıklamıştım ama dönünce bir ayıklama işlemi daha yaptım; dolapları ferahlattım. Ayakkabılarla henüz vedalaşamıyorum, buna hazır değilim ama onlardan da gidenler olsa fena olmayacak gibi. 

       Tabi ki bu atma seanslarım da gerçekten ihtiyacım olmayan ama inatla sakladığım şeylerle vedalaşıyorum.. Her bulduğumuzu atmanın da ekonomiyi kalkındırmadığı bir gerçek. Özellikle moda sektöründe 1920'ler, 1980'ler gibi dönemler bir anda parlayabiliyor. Özel, güzel ana parçaları da saklamak gerektiği düşüncesindeyim. Sonra vintage ürünlere 849463 dolar para bayılmanın lüzumu yok değil mi?



Gerçekten neye ihtiyacım var? Bence güzel bir soru.. Ben ne yazık ki biriktirmeye yatkın bir insanım. Bunda saklama, koleksiyon yapma gibi arzularım da etkili galiba.. Bundan bir kaç sene öncesine kadar kitap asla atmaz, atamazdım. Kütüphane, kütüphanecilik bizim evde önemlidir. Babamın, annemin, kardeşimin ve benim kitaplığım ayrıdır. Hatta bu sebepten aynı kitaptan bir kaç tane edinmişliğimiz de vardır. Artık fazlalıkları elden çıkarıyoruz. Bununla birlikte ardiyede sakladığımız, lise, üniversiteye hazırlık ve benzeri kitaplarla da sonunda vedalaştık; ihtiyaç sahiplerine dağıttık. İşe yaramayacakları da geri dönüşüme ayırdık. Sanırım bu kütüphane konusunda da "nitelikli" kitaplara sahip olmak önemli.. Bu da başka bir yazının konusu olsun.


               Gelelim hatıra durumuna.. Hatıra diye ilkokul sınıf arkadaşlarımın yazdığı saçma sapan naber notlarını bile saklamışım. Açıp okuyunca komik oluyor gerçekten ama görüşmediğim, ne yaptığını bilmediğim ve açıkçası merakta etmediğim insanlara ait şeyleri saklamanın da anlamı yok diyerekten hatıralar kutumu da arındırdım.. 


        Tamam iyi hoş diyorsun da.. Dekorasyona nasıl uyarlarım mı diyorsunuz? Hadi salonla başlayalım. Bir kere o gerekli gereksiz, birbiriyle aslında çokta fazla uyumu olmayan objeler varya; kalabalık etmekten başka bir işe yaramıyor. Önce bunları ayıklamakla başla. Sonra dolaplara sığdıramadığımız tabak, çanak, borcamlar.. Ben de isterim Kraliyet ailesi hep bana yemeğe gelsin ama olmuyor. Haliyle 3898 adetlik tabak çanak takımına da ihtiyaç duyulmuyor. Zaten yıkaması dert, durduğu yerde tozlanması dert. Azaltmakla başlanabilir. Bir de kullanmadığın fincan takımların... Ne gerek var, dağıt gitsin.. Amaç mekanı sadeleştirmek; derli toplu geniş göstermek. Bunun için duvar raflarından da faydalanabilir dağınıklıkları ortadan kaldırabilirsin. Eşyalara değil, kendinize yer açın. Bu arada sizin atamadıklarınız neler?

19 yorum:

  1. krliyet ailesi gelmiyor değil mi:) ben de birçok şeyi attım ev değiştirirken. 1 tanecik objem yok salonumda. Mavi tonlarında oh huzur varmış diyorum. bazı değerli aileden kalan şeyler varsa saklarım ama diğer herşeye gerek yok. gerçi 100 yıl sonra çok değerli olurlardı saklasak ta aman o kadarına gerek yok .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. En güzeli, annemin zamanla kırılan kaybolan porselenlerini antikacılarda faiş fiyatlara görünce benimde saklayasım gelmiyor değil tabi :)

      Sil
  2. Bende de istifçilik vardı. Belki bir gün lazım olur diye ya da hatırası var diye evimde bir ton gereksiz eşya vardı ama eşya biriktirmekten nefret eden bir adamla evlenince onun da yardımıyla bakış açım değişti. Giymediğim ve kullanmadığım kıyafetleri, ayakkabıları dağıttım. Geçen yılların dergilerini attım. Kitaplığımda duran çok sevmediğim, bir daha okumam dediğim kitapları okul kütüphanelerine bağışladım ve bunları yaparken kendimi iyi hissettim, hafiflemiş hissettim. gereksiz eşya insanın ruhunu yoruyor bence.

    Güzel bir yazı olmuş. Kalemine sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten öyle, gereksiz eşya insanın ruhunu yoruyor... Teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Eee her şeyin en iyisi en gösterişlisi olsun, vitrin olmazsa hayatta olmaz diye evi müzeye çevirmeye çalışan kadınları napcaz :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. hahaha :) Vitrin olayı bizim evde de dert. Vitrinde duran ve kullanılmayan 3 takım likör bardakları ve benzeri ıvır zıvırla vedalaşamıyoruz; vitrin kurtarılmış bölge :D

      Sil
  4. Harika bir yazı olmuş, eline sağlık...
    Özellikle de benim çok ihtiyaç duyduğum bir konuda olduğu için zevkle ve gözlerimi dört açarak okudum. Çok objektif bir yaklaşımla arınmak gerekiyor gerçekten de. Çünkü sanki her şey bize lazımmış gibi bakıyoruz olaya.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet ben de ya lazım olursa düşüncesinden uzunca bir süre kurtulamadım, hala daha bu düşünceyle sakladıklarım da mevcut doğrusu.. Zamanla vedalaşacağıma inanıyorum :)

      Sil
  5. Şu sıralar kafamda planladığım şey tam olarak bu. İzmir'den taşınırken epey bir yükten kurtulmuştum ama hâlâ fazlalıklar var, hissediyorum. Özellikle de tabak çanak. Vitrin büfe konsol gibi mobilyalarım olmamasına rağmen :)
    Yakın zamanda ben de bu konuyla ilgili bir şeyler yazmayı düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Burcu, hoşgeldin! Sen hep yaz, çok yaz :)

      Taşınmalar bu aşamada çok işe yarıyor bence, onca ıvır zıvırı kolilere dolduramazken insan çıldırıp ne var ne yok atıyor.. Ama mesele işi o boyuta getirmemek olmalı esasında..

      Sil
  6. Atamayanlardanım maalesef...
    Ev doldu taştı :))
    Kumlar taşlar ağaç dalları bile var evde istiflenmiş :))
    Ama sade, ferah bir eve girdiğimde birden gaza gelip boşaltacağım nidaları da atmıyor değilim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bende bir ara ağaç dalı biriktiriyordum, kendin yap projesi vardı aklımda bir sene kadar evde tuttum ama aklımdakini yapmadım. Sonunda da attım :D

      Sil
  7. Çantalarım :( Ama annem sayesinde onlarıda yavaştan eliyorum. Bunu 'uzun zamandır takmıyorsun verelim ihtiyacı olan kullansın' vs gibi yerlerden girip aklımı çekiyor böylece hem evin içi hemde benim içim rahatlıyor :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bende aynı şekilde ayakkabıları elden çıkaramıyorum, derileri dökülmüş ama genede saklıyorum..

      Sil
  8. Belki bir gün lazım olur diye diye ... Yok bu şununla yazışma notu ... yok bunun mektubu ... hatırası var .... depo yapıyoruz gerçekten de ... Gel gör ki kim kimi hatırlıyor acaba ... ?
    Rahat , huzur gerekliyken biz istifleme yöntemi tercih edenlerdeniz :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel dediniz, kim kimi hatırlıyor ki? Zaten hatırlayanla görüşüyorsun, hatırlamayanın hatırasını saklasak nolur...

      Sil
  9. Ben bol bol dağıtanlardanım :) Sade ve düzenli olmalı baktığım her yer :))
    Güzel bir yazı olmuş.Ellerinize sağlık :)

    YanıtlayınSil
  10. Mutfağımdaki kullanmadığım herşeyi veririm. Zaten almıyorum ama hediye gelen çok oluyor. Onları da paketleriyle saklayıp okul kermeslerine falan hediye ediyorum.

    Ayakkabı, çanta almam zaten. Her bir çeşitten bir ayakkabım vardır. Sadece sandalet iki tane oluyor bir beyaz bir siyah.

    Kıyafetlerimi uzun süredir giymiyorsam veririm.

    Kitaplarımı ikiye ayırıyorum. Tekrar tekrar okumak isteyeceklerimi (ya da oğluşların okumasını istediklerimi) saklıyorum, diğerlerini dağıtıyorum. Köy okullarına falan yolluyoruz çocukların çözmedikleri test kitaplarını.

    Ama ev hâlâ tıka basa dolu o ayrı. Çocukların oyuncakları on yedi senelik bir birikimle duruyor :) Eşimin tamir malzemelerine baksan mesleği bu sanırsın. Evim küçük. Sürekli bir şeyler ayıklıyorum ama sürekli de doluyor, nasılsa artık :)

    YanıtlayınSil
  11. Bende tam tersiyim elden hemen çıkarıyorum kıyafet olsun fazla eşya olsun tutamıyorum :)

    YanıtlayınSil