gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2016 Pazar

Hasan Özkılıç - Zahit



       Köyleri boşaltılan bir aile, çaresiz bütün varlığını; evini ardında bırakıp kendilerine sığınak arar ve büyük şehire taşınır. Hiç alışmadığı, bilmediği bir hayatta var olabilme mücadelesi verirken, giderek birbirinden uzaklaşır. 

       Birbirinden başka kimsesi olmayan aile giderek birbirine yabancılaşır. Zahit, bambaşka bir yol çizmiştir; mücadelesi, davası vardır. Süsen aşkının peşinden gitmiş, hiç hayalini kurmadığı pişmanlıklarla dolu bir hayata saplanmıştır. Ne dönebilir ne de kalabilir.. Babaları memleket hasretine dayanamamış, tutunamamış, bir gece en sevdiği arkadaşını da alıp topraklarına geri dönmüştür. Nahit, içinde olduğu dava da sonuna kadar gidebilmek için direnmekten çekinmemiştir. Çaresiz bir anne, iki hayat arasında bocalayan bir kız kardeş.. Ve Süsen'in başkalarının hayatlarına misafir olduğu hayatı... 

      Gece filmini izledikten sonra bu kitabı okumak istemiştim. Aslında filmini izlediğim kitapları okurken sıkılırım ama bu kitapta senaryoyu baştan ben yazdım, oyuncuları ben oynattım. Kitapla film aynı konu etrafında örülmüş olsa da ciddi bakış açısı farklılıkları vardı. Yönetmenin başarısı, ekledikleri bence hikayeyi bir tık yukarı taşımış. Kitapsa filmde eksik kalan noktaları tamamlıyor, sıkmıyor bilakis su gibi akıp gidiyor. Farklı, gerçekçi ve etkileyici bir hikaye.. Henüz Gece'yi izlemediyseniz ya da izleseniz bile okuyabileceğiniz lezzette bir kitap. 

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Film izle - Gece


   Erden Kıral'ın son filmi Gece... Güneydoğu'dan göç etmiş 4 kardeşin farklı yollara savrulmuş, birbirlerinden soyutlanmış hayatlarını anlatıyor. İzmir'de geçen filmde ben Nurgül Yeşilçay'ı ve Mert Fırat'ı çok beğendim.

    Süsen bipolar bozukluk yaşayan gel-gitli bir karakter, Yusuf'sa alışkanlıklarının esiri olmuş kendisiyle kavgasını aşamamış bir adam.. Hızla başlayan aşk, maddi imkansızlık, anlaşamama, pişmanlıklar gibi sebeplerle sarsılmış; ailesini geride bırakan Süsen.. Buna rağmen birbirinden kopamayan dibe batmış bir ilişki... Her şey o kadar gerçekçi, o kadar doğaldı ki.. Sahneler ince ince düşünülmüş. Metaforlara boğulmamış, politik olması açısından gereksiz diyaloglarla doldurulmamış.. Yan karakterlerde öykü giderek açılmış, var olma meseleleri irdelenmiş. Anlatılmak istenen, esas hikayenin daha öte olduğunu aşikar..



    Basmane'den geçerken sıra sıra dizili pavyonları görürsünüz. Çoğu zaman dikkat etmediğiniz, gündüz gözüyle seks işçilerinin kapıda kendisini sergilediği, azıcık geç bir saatse adımlarınızı hızlandırdığınız sokaklar... Tepecik, Kadifekale, Gültepe gibi semtlerde geçen hayatlar, gördüğümüz ama görmezden geldiğimiz.. Sanırım mekanların bu kadar tanıdık ama bir o kadar uzak olmasından, filmin bende ki etkisi çok daha yüksekti. Filmde ki bir çok detaya Nurgül Yeşilçay ve diğer oyuncuların da katkısı olmuş.

    Senaryo Hasan Özkılıç'ın  Zahit adlı kitabından uyarlanmış. Ancak Erden Kıral kitabın göç meselesini anlatan kısmını kırpmış ve direkt İzmir'in varoşlarına odaklanmış. Birebir aynı içeriği yansıtmaması kitabı okuma isteğimi arttırdı diyebilirim zira kafamda kalan boşluklar ve merak ettiğim diğer karakterlerin akıbeti için sanırım kitabı da edineceğim. 



   Filmde ki bence tek sıkıntı Süsen'in kardeşinin hapise girmesi ve açlık grevine başlaması.. Diğer kardeşinse örgütten aforoz edilmesi.. Filmin politik kısmı çok bağırmıyordu evet ama bir iki parça da eksik gibiydi sanki..

   Bunun dışında çarpıcı bir son kurgulanmış ve seçilen müzikle etki daha da arttırılmış.. Tülay-Gönlüm gerçekten çok çok iyi bir seçim olmuş.. Yine dikkat çekici detaylar ve gerçekçilik kat ve kat artmış. Ben beğendim, boşlukları göz ardı ettim ve keşke daha önce izleseydim dedim.. Yönetmenin Vicdan'da pavyon, varoşlar gibi benzer konular işlemesine karşın çıtanın çok daha yüksek olduğunu söylemeliyim.