4 Ekim 2013 Cuma

Okuyamadığımız Yazarlar, Kitaplar


   Genelde iyi bir okuyucu olsam da, benim için öyle yazarlar var ki okuyamadığım için hayıflandığım ama belki de öncesinden kalan ön yargılarımdan ötürü sonraki denemelerim de de başarılı olamadığım... Bir de çok nadir olsa da "lüzumsuz kitaplar" listem (tabi ki hiç bir kitap lüzumsuz değil ama en azından okumasaymışımda olurmuşum dediklerimden diyelim.)

    Canan Tan benim için ilki diyebilirim. Piraye kitabını büyük bir keyifle okuduktan sonra Yüreğim Seni Çok Sevdi'yi okudum. Ama kurgunun, aşık olma biçimlerinin, flört süreçlerinin aynı olması beni çok sıktı nitekim sonraki eserlerinde de ilk okuduğum kitabının tadını alamadım ve bir iki sayfada terk etmek durumunda kaldım. Yaratıcılıktan uzak günlük hikayeler üzerine romantizm ve acıtasyon serpiştirilmiş gibi geldi.

     Elif Şafak'ı önceleri çok severdim, (Baba ve Piç en etkilendiğim romanları arasında) ama son zamanlarda (özellikle Aşk'tan sonra) popüler olanı yakalamışken kopmayım ben bu tarzdan deyip devam etmesi beni fazlasıyla irite etti. 

     Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ı bilirim ki bir çok kişi için başucu kitabı niteliğindedir. Bense ne zaman kitabı elime alsam 10. sayfadan sonra bir uyku basmalar, afakanlar, başı unutmalar, yok hacı sona akayım olmayacaklar, ortadan belki yakalarım demeler derken sonuç hep hüsran... Bir gün başaracağım sanırım ama herhalde daha vaktim var.

    Boleyn Kızı'nı ilk filmde izlemiştim, sonrasında kitabını elime aldığımda isimleri birbirine karıştırmalar, entrikaları hatırlayamamalar ya tamam çaktım olayı derken neydi ki mesele demelerle (filmi de izlememiş olmamın etkisiyle) elimden atıverdim.

   Bir de kapağa vurulmalarımdan olsa gerek Katherine / Anya Seton 'u deneyeyim dedim. Hikaye bir hayli enterasan olsada isimlerin dallanıp budaklanması; durağan bir olayın 20 sayfa devam etmesi sonra alakasız bir yere bağlanması beni çileden çıkarttı. Saraylı madamlı, kont/kontesli hikayelere son vermeme vesile oldu. Nerede canım Osmanlı nerede harem entrikaları ajkjdhhakj....

    Bir de ilk okuduğum da hay allahım hiç bir şey anlamadım dediklerim var ki Orhan Pamuk'un Yeni Hayat'ı benim için bunlardan biridir. Kitabı okurken hangi kitap lan o diye delirip sonucuna bağlayamamış ve sinirden kudurmuş olsam da ikinciye (nereden aklıma geldi de okudum bilinmez.) elime aldığımda çok etkileyici bir hikaye olduğunu fark ettim. Ya günüm günüme uymuyor ya da bazı kitaplar bir kerede sindirilemiyor. Dante'nin aynı isimli kitabından alıntılar içerdiği için söz konusu kitapta okuma listemde.

   Sizin sevemediğiniz, okuyamadığınız yazarlar; kitaplar var mı? Hayır baştan uyarın ki yormayalım kendimizi, değil mi ama? :)

  

12 yorum:

  1. Canan Tan'ın Eroinle Dans,Piraye ve Yüreğim seni çok sevdi kitaplarını çok sevdikten sonra En son yürekler ölür kitabını iteleye iteleye okumuştum.

    Dan Brown'un Melekler ve Şeytanlarından sonra Kayıp sembole 2 oldu başlıyorum ve yarım bırakıyorum. Adapte olamıyorum sanırım ya oysaki Melekler ve Şeytanları 2 günde bitirmiştim. :) Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok beğendiğimiz bir kitaptan sonra yazarın ikinci kitaplarında da aynı beklentilere giriyoruz, kıyaslama yapıyoruz istediğimiz gibi olmayınca da hemencik sıkılıyoruz sanırım ondan yani en azından bende genelde durum böyle işliyor :)

      Sil
    2. Bende de öyle oluyor sanırım yaa :)
      Buarada mimlendin hihi :)) http://gzmgdr.blogspot.com/2013/10/mim-4-blogger-bulusmas.html?m=1

      Sil
    3. çok teşekkür ederim cnm en kısa zamanda cevaplayacağım :)

      Sil
  2. Bende Canan Tan ve Elif Şafaktan nefret ederim.
    Canan Tan harbiden gereksiz bir kadın ve dediğin gibi kendi tekrar ediyor ve sürekli çok güçlü bir kadın mide bulandırıyor. Yüreğim seni çok sevdi' yi okurken aşktan tiksindim :))
    Elif Şafak da aynı baba ve piç kitabını okuyamadım bitiremedim resmen böö oldum :))
    Birde internet fenomeni var French oje ve Tb onları da okuma gafletinde bulundum. hatunlar da bir hayal gücü var ki sorma!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. French oje ve Tb'nin kitaplarını hiç okumadım ama pucca günlü çerezlik güle eylene 1 günde bitirmiştim :)

      Sil
  3. Oğuz Atay'la ruh uyuşmazlığımız var, Canan Tan'ı ben de sevmiyorum!
    Ayrıca Gabriel Garcia Marquez'i de sevemedim.
    Sinan Akyüz'den ise hiç mi hiç haz etmiyorum. Hele o Piruze kitabı ifrit etmişti beni :S

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Marquez'i ben Kırmızı Pazartesi ile sevmiştim belki sende de etkili olur :)

      Sil
  4. Bende de kişisel gelişim başlığı altındaki kitaplara karşı acayip bir önyargı oluştu The Secret (Sır)'ı okuma girişimimden sonra. Hemen ardından da Ferrarisini Satan Bilge'yi denemiştim, ikisini de yarım bıraktım ki aslında hiç adetim değildir. Sonra da dedim ki demek kişisel gelişemiyorum. :) Fakat üniversitedeyken Üstün Dökmen'in iki kiatbını okudum. Biri Empati'ydi, diğeri de Varolmak, Gelişmek, Uzlaşmak'tı sanırım. O ikisini çok sevdim.

    Bu arada Tutunamayanlar'ı daha dün bitirdim. Eminim okuyacağınızı hissedeceğiniz o gün gelecek ve kitabı çok seveceksiniz. Bir de hızlı okunmaması gereken bir kitap bence, ağır ağır okumak lazım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Umarım, bende o günü bekliyorum..

      İtiraf etmeliyim ki kişisel gelişim kitaplarına bende ön yargılıyım isteyin olur lalala şeklindeki ifadeler gerçeklikten uzak kandırmacalar gibi geliyor.

      Sil
  5. uzun zamandır okuyamayıp elimden attığım tek kitap Krstin Hannah 'ın Kış bahçesi. (yanlışlıkla almıştım zaten)belki sonu iyidir ama okumaya sabrım yok...
    bir de kişisel gelişim ve monoton aşk hikayeleri tarzında ne yazı dili ne içeriği bir şey katmayan kitapları hiç sevmiyorum ve onlardan uzak duruyorum mümkün mertebe..kapaklarından isimlerinden ve yazarlarından derhal deşifre edebiliyorlar zaten..

    son zamanlardaki keşfim patrick Süskind...herkes onu "koku" ile tanıyor ama o daha fazlasını hakediyor...güvercin ve kontrbas gibi uzun hikayelerini tavsiye ederim:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hiç okumadım ama Koku'dan dolayı benimde merak ettiğim yazarlar arasında :)

      Sil