3 Haziran 2015 Çarşamba

Bırak Gitsin...

     İyilik yap, kafasına at! ya da en güzeli hiç etliye sütlüye karışma.. Çünkü en ufak sorunda çok yüksek ihtimal sen hatalı çıkacaksın. İşine gelmiyorsa sorun sende.. Başka bir mesele olamaz! Bu kadar da çıkarcı olunmaz dediğin varsa işte hepsi tam da o kadar! 

      Hırs, öfke, kıskançlık... Hissettiğin anda kaçacaksın! Yoksa bunların enerjileriyle için kurur, beynin uyuşur; çökersin. Gerek yok. Yolla gitsin... Olmadı salla gitsin. 
    
      Başkalarının düşüncelerini değiştiremezsin, o bitmeyen sorunlarını da inan sen çözemezsin... Çözülmeyen sorunlar içinde boğulmaktansa kaç gitsin.. Çünkü kuvvetle muhtemel hayatta olabilecek en korkunç şey onun başına gelmiştir ve en korkunç acıyla o boğuşuyordur, yardıma desteğe ihtiyacı vardır. O destek sen değilsin arkadaşım, bırak bir profesyonele danışsın. He sen söylersin, çemkirir... Gene de söyle gitsin. Susmaz bilirim ama sen dinleme! Vah vah, tüh tüh demedikçe sen; belki usanır yeni kurban arayışına girer... Duyma gitsin..

       Gıybet milli sporumuz ama yalanlarla doldurulmaya başladıysa mevzu, hiç durma uza gitsin... Onu bunu bu denli rahat yaftalıyorsa vay haline...

        Senin ki böyle benim ki böyle... Öyle arkadaşım, sidik mi yarıştırıyoruz, maraton mu koşuyoruz; hayırdır? Bir de ben böyle iyiyim, şöyle harikayım versiyonları var bunların ki sabahtan akşama alkışlasan bıkmazlar! Sanırsın bana görünmezlik iksiri buldu! Hep bir takdir edilme sevdası.. Bırak bunları kendini parçalasan yetişemezsin, uğraşamazsın. Arkanda bırak geç gitsin...

      En sıkıntılısı da yüzsüz adam! Söylesen anlamaz, laf çaksan duymaz, vursan olmaz! Bunlara henüz ben de derman bulamadım, varsa formülü söyle gitsin... 
    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme