13 Eylül 2013 Cuma

Sesler Çığ Gibi Büyümeli..


    Gencecik bir kız, intihar etti. Ne kadar duyuldu ne kadar anlatıldı bilmem ama Didem Yaylalı hakimlik stajını tamamlamış mesleğe adım atmaya hazırlanıyordu. Sonra birileri tarafından raporda sahtecilik yaptığı iddasıyla -Raporu veren doktor ve hastane hatalı olduklarını defalarca açıklamasına rağmen- meslekten men edildi. Araştırdığında öğrendi ki tek mesele bu değildi, Didem hafta sonları özel hayatında tayt giyiyor, alkol kullanıyordu. Uygunsuzdu tabi ki, yok artık hakime hanım tayt giyer mi? Alkol zinhar yasak hakime içebilir mi? Ailesinden de ayrı yaşıyor, fena ki ne fena. Evli olmayan kadın tek başına yaşayabilir mi? Kaldıramadı, anlam veremedi; inandığı hukuk sistemine yenik düştü.. O da dayanamadı ve gitti.

    Bir dava, yine iki anlamsız harf, Ö.Ç ... 14 yaşında bir kız çocuğu, 39 kişi tarafından cinsel istismara uğradı. Tabi ki hatalı ortada. Bahaneler hazır ve giderekte iğrençleşiyor. Çünkü o ilk başta o adamla görüştü. Başına ne geldiyse hak etti. Onu tehdit ettiler zorladılar, tamam ama o da en başta gitmeseydi... Çünkü o birisiyle konuştuysa, sonrası da onun suçu. Resmen istekli canım ?!

    Yargı, devlet erkek mi? Kadının değeri yok mu? Kendini koruyamayacak mı? 

    Algılarımız nasıl çalışıyor anlamıyorum ancak bunlar ne yazık ki ilk  değil ve sonda olmayacak. Birilerinin birilerine kadının kendi kararlarını vermekte özgür olduğunu; başörtüsü için kavga edecek ve bu konuda karar verecek tek kişinin o olduğunu, giyiminin kuşamının ancak onu ilgilendirdiğini, bedeni üzerindeki kararların ancak ona ait olduğunu, hamileyken özgürce gezebileceğini, istediği zaman istediğiyle evlenebileceğini, istediğinde birisiyle görüşebileceğini hatta sevişmek isteyebileceğini ancak vazgeçtiğinde ötesinin tecavüz olduğunu, iğrenç benzetmeleriyle aklanamayacaklarını anlatmalı. Defalarca, yüzlerce, binlerce kez. Sesler çığ gibi büyümeli, büyümeli ki duyulsun.    

7 yorum:

  1. siz giderek sosyalistleşiyorsunuz. Allah bilir yakında içeriği sakallı Alman ya da cin bıyıklı Ruslardan oluşan gavurca yazılar da yazarsınız. oysa erkek egemen toplumun liberal zihniyetle oluşturduğu sentezin çok faydaları vardır. mesela; "düşünmek bir tuzaktır akıl dürter huzuru". kadınlar neden düşünüp kendilerini yorsunlar. yönetilmek güzel şey ne o öyle bilinçli toplum falan.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi tam da arzulanan toplum yapısı eller hazır havada rabia vaziyetindeyken bence Mursi'nin söylemleri de örnek alınabilir. Denize falan giriyorlar, istedikleriyle evleniyorlar, bir de çalışçaz diye tutturmuşlar ki yakınlarda da denildiği gibi işsizliğin en kuvvetli sebebi, yok artık yani! Topyekun düzeltilmeli !

      Hımmm.. bu arada uzun sakallılar, cin bıyıklılar bir şeyler söylemiş okumalı, anlamalı..

      Sil
  2. en basitinden detaylandırmak gerek olayı.mesela, bir çocuk olan erkeği yetiştiren kadın, hatta çoğunda ezilen bir kadın, bir kızı yetiştiren yine bir kadın. genelde erkekler yani babalar pek bulaşmıyorlar. nasıl oluyor bu evrimsizlik? ezilen kadın, kuyusunu kazan yine kadın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zaten mesele burada başlıyor. Önce kadının bilinçlenmesi gerekiyor, farkına varması anlaması, düşünmesi, değerli olduğunu bilmesi ve çocuğuna öğretmesi. Misal : aferim oğlum, erkeksin yaparsın, paşa oğlum kır, vur parçaladan daha farklı olması gerekir öğretme sistemlerinin. Ya da sus kızım, aman konu komşu ne der, büyüğe ses çıkarma, erkeğe hürmette kusur etmelerden farklı..

      Sil
    2. bu tip şeyler konuşulması muhtemelen tatmin etse de, olayları bilen insanlar arasında dedikodudan öteye gidemiyor. belki de hakan günday karakterleri gibi olmalı. tesellisi hala sokaklarda haklarını arayan kadınların olması. yoksa, hiççilik akımına çarpılıp "gidicez". bir ekonomi öğrencisi ne göre bayağı iyi durumdasın ama... paradan başka konular konuşabiliyorsun. öğrenci esprisi, arkeolog olsan mezarcı derdim.

      Sil
    3. şöyle bir gerçek var ki biz ekonomi öğrencileri paradan başka her şeyi konuşabiliyoruz :)

      Sil
    4. evet, onu dün fark ettirdiniz. (-farkı fark edene farkını öde farz- içinden fark geçen cümleler döşenince hep bunu söylemek geliyor dilimden.) ancak, kanaatim dördüncü sınıfta olmadığınız yönünde, belki daha üst bir sınıf... tabii, öğrencileri sınıflara ayırıp bölücülük yapmanın bir alemi yok. birde eklemek gerekirse böyle güzel düşünceli ekonomistler istihdam ve gelir adaletsizliğini çözecek projeler çıkartıp ülkenin gidişatını değiştirecek atılımlarda bulunarak yönetime katılsalardı Kongo Demokratik Cumhuriyet'i bugün aslanların kaplanların ortalıkta rahatlıkla gezebildikleri bir yer olmazdı.

      Sil